Tıpta doğru tedavinin ilk ve en önemli basamağı, doğru teşhistir. Jinekolojide ultrason, MR veya kan tahlilleri pek çok hastalığı gösterse de bazı durumlar bu yöntemlerle net olarak görülemez. İşte bu noktada Diyagnostik Laparoskopi(Tanısal Laparoskopi) devreye girer.
Halk arasında “kamera ile karın içine bakılması” olarak bilinen bu işlem, cerrahın karın içi organları çıplak gözle görür gibi, hatta büyüterek incelemesine olanak tanıyan en güvenilir tanı yöntemidir.
Özellikle sebebi açıklanamayan kısırlıkve kronik kasık ağrılarında, sorunun kaynağını bulmak için kullanılan “Altın Standart” yöntemdir.
Diyagnostik Laparoskopi Nedir?
Diyagnostik laparoskopi, tedavi amaçlı değil, öncelikle hastalığın adını koymak (teşhis etmek) amacıyla yapılan minimal invaziv bir işlemdir.
Göbek deliğinden girilen 1 santimetrelik ince bir kamera sistemi ile rahim, yumurtalıklar, tüpler ve karın zarı (periton) detaylıca incelenir. Bu işlem sırasında organların dış yüzeyleri, hareketlilikleri ve birbirleriyle olan ilişkileri net bir şekilde görülür. Ultrasonun “gölge” olarak gösterdiği veya hiç gösteremediği milimetrik sorunlar, laparoskopi ile monitörde kristal netliğinde izlenir.
Hangi Durumlarda Diyagnostik Laparoskopi Yapılır?
Bu işlem genellikle diğer tüm tetkiklerin “normal” çıktığı ancak hastanın şikayetlerinin devam ettiği durumlarda uygulanır:
Çiftlerin yaklaşık %15-20’sinde, tüm testler normal olmasına rağmen gebelik oluşmaz. Rahim filmi (HSG) tüplerin içini gösterir ancak tüplerin dışındaki yapışıklıkları gösteremez. Diyagnostik laparoskopi ile:
6 aydan uzun süren, adet dönemlerinde veya cinsel ilişki sırasında şiddetlenen ağrıların kaynağı çoğu zaman ultrasonda görülmez. Laparoskopi ile ağrıya neden olan:
Endometriozis, sinsi bir hastalıktır. Yumurtalıkta kist yapmadığı sürece (derin endometriozis veya periton yüzeyindeki odaklar) ultrasonda görülmeyebilir. Bu hastalığın kesin tanısı sadece laparoskopi ile gözle görülerek ve gerekirse biyopsi alınarak konulabilir.
Rahim filminin şüpheli olduğu durumlarda, laparoskopi sırasında rahim ağzından mavi renkli bir sıvı (metilen mavisi) verilir. Bu sıvının tüplerin ucundan karın içine dökülüp dökülmediği kamera ile canlı olarak izlenir. Bu, tüplerin açık olup olmadığını anlamanın en kesin yoludur.
“Gör ve Tedavi Et” (See and Treat) Prensibi
Diyagnostik laparoskopinin en büyük avantajı, işlemin sadece “bakmakla” sınırlı kalmamasıdır. Doç. Dr. Şerif Aksin, tanısal amaçla başladığı işlemde bir sorun tespit ederse (örneğin; hafif bir yapışıklık, küçük bir kist veya endometriozis odağı), aynı seansta cerrahi aletleri kullanarak bu sorunu tedavi eder.
Yani hasta, “Teşhis için ayrı, ameliyat için ayrı” anestezi almak zorunda kalmaz. Sorun aynı seansta hem bulunur hem çözülür.
İşlem Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıldır?
Avantajları Nelerdir?
Evet, kesinlikle değer. Özellikle uzun süredir çocuk sahibi olamayan veya şiddetli ağrı çeken hastalarda, ultrasonun gösteremediği gizli bir sebep (yapışıklık, endometriozis vb.) laparoskopi ile bulunup düzeltildiğinde, hastanın hem yaşam kalitesi artar hem de kendiliğinden gebe kalma şansı doğar. Belirsizlik, yanlış tedaviden daha kötüdür.
Eğer doktorunuz işlem öncesinde sizden onay aldıysa (ki genellikle alınır), sorunu gördüğü anda operatif laparoskopiye geçiş yapar. Yani sadece bakıp çıkmaz; yapışıklığı açar, kisti temizler veya endometriozis odağını yakar. Tek seferde hem tanı hem tedavi sağlanmış olur.
Bu işlem cerrahi işlemlerin en hafifi grubundadır. Ameliyat sonrası çok hafif bir kasık ağrısı veya omuzlarda dolgunluk hissi olabilir. Bu his 24 saat içinde geçer. Hastalarımız genellikle işlemden 1 gün sonra, en geç 2 gün içinde işlerine ve sosyal hayatlarına tamamen dönebilirler.
Tedavi süreciniz hakkında ön bilgi almak veya size özel tedavi yöntemlerini öğrenmek için formu doldurarak ücretsiz danışmanlık talep edin.