Tıbbi teknolojideki devrim niteliğindeki gelişmeler, cerrahi operasyonların çok daha konforlu, güvenli ve hızlı iyileşme süreci sunan yöntemlerle yapılmasına olanak tanımıştır.
Jinekolojide modern cerrahinin “Altın Standardı” olarak kabul edilen Laparoskopik Cerrahi, halk arasında bilinen adıyla “Kapalı Ameliyat”, karın bölgesine büyük kesiler yapılmadan, yüksek çözünürlüklü kameralar ve milimetrik aletler kullanılarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir yöntemdir.
Bu rehber; laparoskopik cerrahi süreçleri, hangi hastalıklarda uygulandığı, açık ameliyata göre üstünlükleri ve iyileşme süreci hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız için hazırlanmıştır.
Laparoskopi Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Geleneksel açık ameliyatlarda (laparatomi), karın bölgesine cildin tüm katmanlarını geçen büyük bir kesi (sezaryen kesisi gibi yatay veya göbek altı dikey) uygulanır. Laparoskopide ise bu travmatik ve büyük kesilere gerek yoktur.
İşlem genellikle genel anestezi altında, hasta uyurken şu adımlarla gerçekleştirilir:
Açık Ameliyata Göre Avantajları Nelerdir?
Laparoskopik cerrahinin açık ameliyatlara kıyasla hem tıbbi hem de kozmetik açıdan kanıtlanmış pek çok avantajı bulunmaktadır:
Laparoskopi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Günümüzde jinekolojik hastalıkların %95’inden fazlası laparoskopik yöntemle tedavi edilebilmektedir.
Ultrason, MR veya muayene ile sebebi bulunamayan durumlarda “kesin tanı” koymak için yapılır.
Tanısı konmuş bir hastalığın tedavisi için uygulanır.
Ameliyat Öncesi ve Sonrası Süreç
Ameliyat Öncesi: Ameliyattan önce anestezi uzmanı tarafından değerlendirilirsiniz (kan tahlili, EKG, akciğer filmi). İşlemden en az 6-8 saat önce yeme ve içme kesilmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız doktorunuzun önerisiyle belirli bir süre önce kesmeniz gerekir.
Ameliyat Sonrası (İyileşme):
Açık ameliyatlarda cerrahın karın içine ulaşabilmesi için karın kaslarını ve kalın doku tabakalarını kesmesi gerekir; bu da iyileşme sürecinde ciddi ağrıya neden olur. Laparoskopide ise kaslar kesilmez, sadece milimetrik deliklerden geçilir. Doku hasarı minimum olduğu için ameliyat sonrası ağrı çok azdır ve basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.
Evet. Hastalarımızda sıkça görülen “Miyomun çok büyük, mutlaka açık ameliyat olman lazım” düşüncesi artık geçerli değildir. Gelişmiş laparoskopik aletler ve “morselatör” adı verilen doku inceltici cihazlar sayesinde, 15-20 cm boyutundaki kitleler bile karın içinde şeritler halinde inceltilerek 1 cm’lik delikten dışarı alınabilir. Miyomun boyutu, kapalı ameliyata engel değildir.
Laparoskopik cerrahinin en büyük avantajlarından biri kozmetik sonuçlarıdır. Göbek deliği ve kasık bölgesinde açılan 0.5 – 1 cm’lik kesiler, estetik dikişlerle kapatılır. İyileşme süreci tamamlandığında (birkaç ay içinde) bu izler genellikle cilt kıvrımları arasında kaybolur ve dışarıdan bakıldığında fark edilmeyecek hale gelir.
Tedavi süreciniz hakkında ön bilgi almak veya size özel tedavi yöntemlerini öğrenmek için formu doldurarak ücretsiz danışmanlık talep edin.