Her gebelik özeldir ve dikkat ister; ancak bazı gebelikler, anne veya bebek sağlığını tehdit edebilecek durumlar nedeniyle “Yüksek Riskli” olarak tanımlanır. Bu tanım, anne adaylarını genellikle korkutur. Oysa “riskli gebelik”, mutlaka kötü bir sonuç olacağı anlamına gelmez; sadece “daha yakından, daha sık ve daha özellikli takip edilmesi gereken gebelik”demektir.
Doç. Dr. Şerif Aksin, riskli gebelik grubuna giren anne adaylarını; ileri düzey ultrasonografi cihazları, renkli Doppler incelemeleri ve güncel tıbbi protokollerle takip ederek, olası komplikasyonları erkenden yönetmeyi ve aileyi sağlıklı bir şekilde bebeklerine kavuşturmayı hedefler.
Bir gebeliğin riskli sayılması için anneye, bebeğe veya plasentaya (eşe) ait sebepler olabilir:
Standart gebelik takibinden farklı olarak, riskli gebeliklerde izlem sıklığı daha fazladır ve özel testler devreye girer:
Bebeğe giden kan akımının (göbek kordonu ve beyin damarları) ölçülmesidir. Özellikle Gelişme Geriliği ve Tansiyonhastalarında hayati önem taşır. Bebeğin içeride sıkıntıda olup olmadığını (hipoksi) anlamanın en güvenilir yoludur. Doğum zamanlamasına buna göre karar verilir.
Erken doğum riski taşıyanlarda rahim ağzı uzunluğu vajinal ultrasonla ölçülür. Kısalma varsa, rahim ağzına dikiş atılarak (Serklaj) gebeliğin süresi uzatılmaya çalışılır.
Genetik hastalık veya organ sakatlığı şüphesinde, perinatoloji disiplini çerçevesinde detaylı inceleme yapılır. Gerekirse anne kanından Fetal DNA testi veya amniyosentez (su alma) ile kesin tanı konulur.
Gebeliğin son aylarında bebeğin iyilik halini (kalp atışları, hareketleri, solunumu) değerlendirmek için haftada bir veya iki kez NST takibi yapılır.
Bu tamamen riskin türüne bağlıdır. Örneğin; gebelik şekeri olan bir anne, bebeği çok iri değilse normal doğum yapabilir. Ancak plasentası aşağıda olan (Previa) veya bebeğinde ciddi gelişme geriliği olan bir annede Sezaryen hayat kurtarıcı ve zorunludur.
Gebelik tansiyonu (Preeklampsi), aniden yükselerek “Eklampsi” denilen nöbetlere yol açabilir. Bu nedenle tansiyonunuzu evde de takip etmeniz istenir. İlaçla düşürülemezse veya bebeğin gelişimi durursa, haftasına bakılmaksızın doğum kararı alınabilir. Öncelik annenin hayatıdır.
En önemli şey “Doppler” takibidir. Bebeğe giden kan akımı bozulmadığı sürece bebek anne karnında kalabilir. Ancak akım bozulursa, dışarıda yaşama şansı içeride kalma şansından yüksek olduğu anda doğum gerçekleştirilir.
İkizlerde erken doğum riski teke göre çok yüksektir. Ayrıca tek yumurta ikizlerinde “çalma sendromu” (bir bebeğin diğerinin kanını alması) gibi özel durumlar görülebilir. Bu nedenle ikiz gebeler 2 haftada bir görülmelidir.
Tecrübeli ellerde amniyosentez sonrası düşük riski %0.5’ten (binde beş) azdır. Tanı koydurucu özelliği (örneğin Down Sendromu kesin tanısı) bu düşük riskinden çok daha kıymetlidir.
Tedavi süreciniz hakkında ön bilgi almak veya size özel tedavi yöntemlerini öğrenmek için formu doldurarak ücretsiz danışmanlık talep edin.