Kadınların yaşam kalitesini en derinden etkileyen durumlardan biri; 6 aydan uzun süren, adet dönemlerinde şiddetlenen, cinsel ilişki sırasında zorlayan veya günlük hayatta “kasıklarımda sürekli bir ağırlık/sancı var” dedirten Kronik Pelvik Ağrıdır.
Pek çok hasta, elinde temiz çıkan ultrason ve MR sonuçlarıyla doktor doktor gezmekte, ancak ağrısının sebebi bulunamadığı için çaresiz hissetmektedir. Oysa ağrının görüntüleme yöntemlerinde çıkmaması, “yok olduğu” anlamına gelmez.
Doç. Dr. Şerif Aksin, ileri düzey Laparoskopik (Kapalı) Cerrahi teknikleriyle, ultrasonun göremediği bu “gizli ağrı sebeplerini” tespit etmekte ve aynı seansta tedavi ederek hastalarını ağrısız bir hayata kavuşturmaktadır.
Ultrason ve MR, büyük kistleri veya tümörleri göstermekte mükemmeldir. Ancak;
Bu yöntemlerle görülemez. Bu durumda kesin tanı ve tedavi için “Altın Standart” yöntem Laparoskopidir.
Laparoskopi, cerrahın karın içini yüksek çözünürlüklü kameralarla, çıplak gözle görebileceğinden 20 kat daha büyük ve net görmesini sağlar. Doç. Dr. Şerif Aksin, “Gör ve Tedavi Et” prensibiyle çalışır:
Daha önce geçirilmiş sezaryen, apandisit veya yumurtalık ameliyatları; karın içindeki organların birbirine yapışmasına neden olabilir. Bu yapışıklıklar, bağırsak hareketlerinde veya adet döneminde organların rahat hareket etmesini engelleyerek şiddetli çekilme ağrısı yapar.
Yumurtalıkta kist yapmasa bile, rahim arkasında veya karın zarında (periton) barut yanığı gibi küçük odaklar halinde bulunabilir. Bu odaklar adet döneminde kanayarak dayanılmaz ağrı yapar.
Tıpkı bacaklarda olduğu gibi, rahim ve yumurtalık çevresindeki toplardamarlar da genişleyip varisleşebilir. Bu durum, gün sonunda artan “dolgunluk ve ağırlık” hissine neden olur.
Bu cerrahiler genellikle günübirlik işlemlerdir.
Kesinlikle değer. Yıllarca ağrı kesici kullanmak veya “sebebi yok” denilerek yaşamak yerine, 30 dakikalık kapalı bir işlemle sorunun adını koymak ve çözmek, hastanın hayatını değiştirir. Belirsizlik en büyük strestir.
Açık ameliyatlarda yapışıklık riski yüksektir. Ancak Laparoskopik cerrahide dokuya çok az zarar verildiği, kanama olmadığı ve organlar kurumadığı için yeni yapışıklık oluşma riski çok düşüktür. Ayrıca ameliyat sonunda tekrar yapışmayı önleyici özel jeller kullanılarak bu risk minimalize edilir.
Yapışıklığa veya endometriozise bağlı mekanik ağrılar, ameliyat sonrası doku iyileşmesi tamamlandığında (birkaç hafta içinde) belirgin şekilde azalır veya tamamen kaybolur.
Çok hızlıdır. Ameliyat sonrası 1-2 gün evde istirahat yeterlidir. Kesi yerleri çok küçük olduğu için pansuman ihtiyacı bile minimaldir.
Tedavi süreciniz hakkında ön bilgi almak veya size özel tedavi yöntemlerini öğrenmek için formu doldurarak ücretsiz danışmanlık talep edin.