Muayene süreci, ameliyat yöntemleri, iyileşme dönemi ve tedavi seçenekleri hakkında en çok merak edilen soruları sizin için yanıtladık. Sağlık yolculuğunuzda aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermeyi hedefliyoruz.
Laparoskopik cerrahide karın bölgesine büyük kesiler yapılmaz; işlemler 0.5 – 1 cm’lik minik deliklerden kamera eşliğinde gerçekleştirilir. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı çok daha az olur, hastanede yatış süresi kısalır (genellikle 1 gün), yara yeri enfeksiyonu riski düşer ve karında estetik açıdan rahatsız edici bir iz kalmaz. Hasta çok daha hızlı bir şekilde günlük hayatına dönebilir.
Histeroskopi, rahim içini kesi yapmadan doğal yoldan tedavi ettiğimiz “görerek yapılan” bir işlemdir. Rahim içi dokusu (endometrium) kendini çok hızlı yeniler. Genellikle işlemden sonraki ilk adet kanamasının ardından rahim tamamen iyileşmiş olur ve doktorunuzun aksine bir uyarısı yoksa gebelik planlamasına güvenle başlanabilir.
Öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma sırasında olan idrar kaçırma “Stres Tipi İnkontinans” olarak adlandırılır. Bu durum kas ve bağ dokusundaki anatomik gevşemeden kaynaklandığı için ilaçla tedavisi maalesef yoktur, kesin çözüm cerrahidir. TOT (Transobturator Tape) adı verilen 15 dakikalık kapalı bir işlemle idrar kanalı altına destek bandı yerleştirilerek bu soruna aynı gün, kalıcı olarak son verilir.
Hayır, kesinlikle zorunlu değildir. Özellikle genç, doğurganlığını korumak isteyen veya rahmini aldırmak istemeyen hastalarımızda “Rahim Koruyucu Cerrahiler” uyguluyoruz. Laparoskopik (kapalı) yöntemle sarkan rahmi özel yamalar (mesh) kullanarak leğen kemiğine veya sağlam dokulara asıyor, organ bütünlüğünüzü bozmadan sarkma problemini kalıcı olarak çözüyoruz.
Evet, mümkündür ve uygun hastalarda ilk tercihimizdir. Vajinal histerektomi yönteminde karın bölgesinde hiçbir kesi yapılmaz, rahim tamamen vajinal yoldan (alttan) çıkarılır. Karın kasları kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı minimum düzeydedir, estetik bir iz kalmaz ve iyileşme süreci çok hızlıdır.
Eğer 35 yaşın altındaysanız ve düzenli, korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik elde edemediyseniz infertilite (kısırlık) değerlendirmesi için başvurmalısınız. Ancak anne adayı 35 yaşın üzerindeyse bu bekleme süresi en fazla 6 ay olmalıdır. 40 yaş ve üzeri durumlarda ise vakit kaybetmeden doğrudan muayeneye gelinmesi gereklidir.
Evet, rahim içi perde (septum), rahmin iç hacmini daralttığı ve kanlanması zayıf bir doku olduğu için tekrarlayan düşüklere ve erken doğumlara yol açan en önemli anatomik nedenlerden biridir. Tedavisi Histeroskopi yöntemiyle (alttan kamera ile girilerek) kesisiz ve oldukça konforlu bir şekilde yapılır. Perde kesilerek rahim genişletilir ve gebeliğin sağlıklı devam etmesi sağlanır.
Riskli gebelik (hipertansiyon, gebelik şekeri, çoğul gebelik, gelişme geriliği vb.) tanısı, gebeliğin başarısız olacağı anlamına gelmez; sadece “daha yakından ve özellikli takip edilmesi gerektiği” anlamına gelir. Renkli Doppler ultrasonografi, detaylı organ taramaları ve sık NST takipleri ile olası sorunları erkenden tespit edip yöneterek, sizi ve bebeğinizi güvenli bir doğum sürecine ulaştırıyoruz.
Kesinlikle hayır. Günümüzde uyguladığımız “Epidural Analjezi” (halk arasındaki adıyla Prenses Doğum) sayesinde normal doğum ağrılı bir süreç olmaktan çıkmıştır. Belden takılan ince bir kateter ile verilen ilaç sayesinde kasılmaları hisseder, yürüyebilir ve ıkınabilirsiniz ancak sancı hissetmezsiniz. Bu sayede doğumu yorularak değil, keyifle karşılarsınız.
Evet, kadın sağlığında en önemli kural “Koruyucu Hekimlik”tir. Rahim ağzı kanseri öncü lezyonları, yumurtalık kistleri veya miyomlar erken evrede hiçbir belirti vermez. Yılda sadece 1 kez yaptıracağınız jinekolojik muayene, ultrason ve Smear/HPV testleri sayesinde bu sinsi hastalıklar ortaya çıkmadan veya çok erken aşamada teşhis edilerek sağlığınız güvence altına alınır.
Tedavi süreciniz hakkında ön bilgi almak veya size özel tedavi yöntemlerini öğrenmek için formu doldurarak ücretsiz danışmanlık talep edin.